Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda CHP’deki çift başlı yönetimi eleştirerek “paralel yönetim” vurgusu yaptı. Muhalefet cephesinde kaos ve kargaşanın hakim olduğunu belirten Erdoğan, “Tahriklere rağmen muhalefetin içinde debelendiği çamur güreşine bizi de çekmesine müsaade etmiyoruz” diye konuştu.
YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR
YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR
Yakın dönemde şikâyetlere konu fahiş site aidatlarından, Türkiye’nin yatırım cazibesini artıracak çeşitli teşviklere, tarım arazilerinin korunmasından, iklim kriziyle mücadeleye kadar farklı başlıklarda çok sayıda düzenlemeyi hayata geçirdiklerini kaydeden Erdoğan, “12. Yargı Paketimizin yasalaşması sürecinde de sizlerden aynı kararlı tutumu sürdürmenizi bekliyorum. Hatırlatmak isterim ki Meclis tatile girmeden önce yapacak çok işimiz var. Hep birlikte çok sıkı çalışacak, milletimizin umutla beklediği düzenlemeleri hayata geçirmenin gayretinde olacağız” ifadelerini kullandı.
Millete karşı görevlerini yerine getirmek için samimiyetle çalışırken muhalefetin Meclis çalışmalarını tıkamaktan vazgeçmediğini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti: “İş yapmak, milletin derdine derman olmak varken, ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz. Üzülerek görüyoruz ki şimdi bunlara bir de şahsi kavgalarını Gazi Meclis’e taşıyanlar eklenmiştir. Yüce Meclis, siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin sorumsuz eylemleri sebebiyle son günlerde hiç hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başlamıştır. Ne yarım asırlık siyasi hayatımızda ne de 23 yıllık iktidarlarımız boyunca tanık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz.”
“Sabahın 9’unda gelip salon işgal edeni mi ararsın, birbirlerine çelme takmak için türlü oyunlar çevirenleri mi ararsın, dün avuçları çatlayıncaya kadar alkışladıklarına bugün duvar olanları mı ararsın, dün ‘halkın kahramanı’ ilan edip adına şarkı bestelediklerini bugün ‘halk düşmanı’ diyerek linç etmeye çalışanları mı ararsın, tekmili birden mevcut. Çerçici dükkanı gibi, yok yok. Entrika, skandal, ayak oyunu, ihanet; ne ararsan hepsi var. İzahı olmayan şeyin mizahı olurmuş. Karşımızdaki manzara tam olarak bu.”
“Bir partinin iç meselesi bu yüce çatının ve demokrasimizin meselesi haline getirilmeye çalışılırsa elbette kayıtsız kalamayız. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmalar son günlerde aynen buna evrilmiş. TBMM’nin saygınlığına gölge düşürülmekte, siyaset kurumu yıpratılmaktadır. Lafa gelince ‘Cumhuriyeti biz kurduk. Atatürk’ün partisiyiz’ diye övünen bir siyasi oluşumun böyle bir noktaya savrulması kaygı vericidir. Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil Türkiye siyasetini de paralize ediyor. Çok başlılık, muhalefetle birlikte demokratik siyasete de zarar veriyor. Biz bu durumun sürdürülebilir olmadığına inanıyoruz. Bizim duruşumuz ilk günden beri bellidir, iktidarı denetleme görevini layıkıyla ifa eden güçlü bir muhalefet, güçlü bir demokrasinin mütemmim cüzüdür.”
“Vesayet altındaki bir muhalefet, demokrasimiz için ne kadar tehlikeliyse toplumdan kopuk, tamamen kendi iç gündemine sıkışmış politika ve değer üretemeyen bir muhalefet de aynı ölçüde risklidir. Muhalefet partilerinden özellikle önümüzdeki 1,5-2 senelik zaman diliminde, Meclis gündemine gelen meselelerde çözümsüzlüğü savunmak yerine Türkiye’nin ve Türk milletinin menfaatlerini önceleyen bir tavır sergilemelerini bekliyoruz. Bir sonraki sandık imtihanımıza kadar tek bir dakikamızı dahi heba etme lüksümüz yok.”
İRAN KRİZİ TÜRKIYE’NİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖSTERDİ
İRAN KRİZİ TÜRKIYE’NİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖSTERDİ
Türkiye’nin, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, itibar kazandığına dikkat çeken Erdoğan, “En son İran krizinde, Türkiye’nin ve Türk dış politikasının ulaştığı yüksek kapasiteyi tekrar görme imkânı elde ettik. Aklıselimi, sağduyuyu, hakkaniyeti merkeze alan siyasetimizle ülkemizi bu ateş çemberinden uzakta tuttuk. Türlü kışkırtmalara rağmen tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına izin vermedik. İsrail’in bölgemizde yeni fitne kazanları kaynatmayı amaçlayan oyunlarına eyvallah etmedik. Şu bir gerçek ki, İran krizi sürecinde yaşananlar Türkiye Cumhuriyeti’nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu herkese göstermiştir” dedi.
BARIŞ İSRAİL’E RAĞMEN GELECEK
BARIŞ İSRAİL’E RAĞMEN GELECEK
Hassas yürütülmesi gereken bir sürecin içinde olduklarını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: “İsrail’in en küçük bir barış ihtimaline bile tahammül edemediğini biliyoruz. Son 10 gündür yaptıkları açıklamalara bakıldığında, aslında karşımızda bir devlet aklından ziyade, çıldırmış bir grup radikalin olduğu görülecektir. Durum öyle vahim ki, herkes birbirini daha az insan öldürmekle, daha az kan dökmekle suçluyor. İktidarı ve muhalefetiyle herkes soykırımcılıkta sürekli el yükseltiyor. Gözü dönmüşlükle birbiriyle yarışan azgın bir güruh, bölgemizde silahların susmasını asla istemiyor. Amaçlarına ulaşana kadar her türlü şirretliği yapmaya devam edeceklerdir. Bölgemizde barış eğer gelecekse, İsrail’e rağmen gelecek. Bölgemizde huzur olacaksa, İsrail’in fitnelerine rağmen olacak. Katliam şebekesi ne yaparsa yapsın, bölgemizde sulhu sükunun, adaletin, istikrarın, refahın egemen olmasını, Allah’ın izniyle, engelleyemeyecek. Türkiye olarak iğne ucu kadar bile olsa, barış şansının değerlendirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız.”
TASFİYEYİ HIZLANDIRACAK YASAL ÇERÇEVE
TASFİYEYİ HIZLANDIRACAK YASAL ÇERÇEVE
Terörsüz Türkiye sürecinde geride bırakılan zamanda ciddi direnç testlerinden başarıyla geçtiklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İran krizi, sürecin sadece ülkemiz ve bölgemiz için değil, Kürt kardeşlerimiz için de hayati önemde olduğunu tescil etmiştir. Şunu bir defa artık herkes kabul etmeli: Terör çıkmaz yoldur ve miadını doldurmuştur. Gönül ister ki; 50 yıllık bu sorunu süratle çözelim ve geride bırakalım. Gelinen noktada, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra, fazla da uzatmadan, söz konusu düzenlemeyi Meclis’in takdirine sunacağız. Tekrar bir Yenikapı ruhu aranıyorsa, bunun vücut bulması gereken zemin, Terörsüz Türkiye sürecidir. Siyaset kurumu, tıpkı Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarında olduğu gibi farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündeminden çıkması için yük almalıdır.”
YETİŞTİREBİLDİĞİMİZ KADAR!
YETİŞTİREBİLDİĞİMİZ KADAR!
Toplantının ardından gazetecilerin “Terörsüz Türkiye’ye ilişkin yasal düzenlemeler Meclis kapanmadan gelir mi?” sorusu üzerine Erdoğan, “Yetiştirebildiğimiz kadar inşallah yetiştireceğiz” dedi.
TRUMP’LA ÖZEL GÖRÜŞME OLUR
TRUMP’LA ÖZEL GÖRÜŞME OLUR
“NATO Liderler Zirvesi’nde, ABD Başkanı Donald Trump ile özel bir görüşmeniz olacak mı?” sorusuna Erdoğan, “Büyük ihtimalle olur” yanıtını verdi. Daha önce sigarayı bırakması tavsiyesinde bulunduğu İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin sigarayı bırakmasına ilişkin değerlendirilmesinin sorulmasına karşılık Erdoğan, “Ne kadar güzel. Keşke ülkemdekilere de sigarayı bıraktırsam” ifadesini kullandı.
MORİTANYA İLE DAYANIŞMAMIZI ARTIRACAĞIZ
MORİTANYA İLE DAYANIŞMAMIZI ARTIRACAĞIZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Ould Şeyh El Ghazouani ile telefonda görüştü. Erdoğan, Türkiye ve Moritanya arasında ticaret, tarım, balıkçılık, güvenlik ve savunma sanayii gibi birçok alanda somut adımlar atarak, ilişkilere ivme kazandırabileceğini söyledi. Erdoğan, iki ülkenin önümüzdeki süreçte uluslararası platformlarda dayanışmasını artırmak için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

ÖZDEMİR AK PARTİ’YE KATILDI
ÖZDEMİR AK PARTİ’YE KATILDI
İYİ Parti’den istifa edip CHP’ye katılan, son olarak CHP’den de istifa eden Milletvekili Nimet Özdemir AK Parti’ye katıldı. Özdemir’e parti rozetini takan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz” dedi.