
Suriye yönetiminin Halep’te SDG’ye yönelik başlattığı operasyonun, topyekun bir askeri harekat olmadığı, askeri hedeflerin Halep ile sınırlı tutulduğu ancak siyasi olarak “Suriye’nin parçalanmasına izin verilmeyeceği” mesajı taşıdığı belirtildi.
Şam yönetiminin bugüne kadar Halep’teki iki mahallede bulunan SDG varlığına müdahale etmediği, entegrasyon sürecine zaman tanındığı ve bölgede asayiş sorunu yaşanmadığı, ancak son dönemde YPG’nin sivillerin yardım merkezlerine ulaşmasını engelleyen ve gerginliği tırmandıran eylemlerinin operasyon kararında etkili olduğu ifade edildi.

Yetkililer, verilen sürenin dolması, YPG’nin Halep’te fiili durum oluşturma çabaları ve son 24 saat içinde dört sivilin hayatını kaybetmesi, 18 sivilin yaralanmasının bardağı taşıran unsurlar olduğunu vurguladı.
Operasyonun, Kürt sivilleri değil, keskin nişancı saldırıları, bombardıman ve dron saldırıları düzenleyen, sivilleri canlı kalkan olarak kullanan terör unsurlarını hedef aldığı, terör örgütünün Suriye koluna ait unsurlar Halep dışına çıkarılıncaya kadar süreceği belirtildi.
Öte yandan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in “tek Suriye” ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın “stratejik sabır” mesajlarının yalnızca SDG’ye değil, bölgede farklı ajandalar izleyen dış aktörlere de yönelik olduğu, Türkiye’nin sahadaki gelişmeleri dikkate alarak uzun vadeli bir strateji izlediği ifade edildi.






