İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68 tutuklu ve tutuksuz sanıklar duruşmanın 13’üncü haftasında hakim karşısına çıktı. 53’üncü duruşmada sanık savunmalarının alınmasının ardından, ara mütalaasını açıklandı. 5 sanık hakkında tahliye talep edilirken aralarında mahkeme heyeti, aralarında Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman’ın da bulunduğu 9 şüpheli hakkında tahliye kararı verdi.
İmamoğlu’nun 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor
İmamoğlu’nun 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede ‘Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Bugüne kadar 42 sanık tahliye edildi
Bugüne kadar 42 sanık tahliye edildi
Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB’de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB’de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB’de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş’in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney’in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak’ın tahliyesine karar verildi.
“Fatih Keleş ile herhangi bir irtibatım yok”
“Fatih Keleş ile herhangi bir irtibatım yok”
İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten savunmasında, “Suçlama, somut bir fiile değil, tamamen hukuka uygun davranmamın suç gibi gösterilmesine dayanmaktadır. Nitekim müşteki beyanlarında ve etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadelerde adım geçmemektedir. İddianamede bile yer verilmeyen gizli tanık Ladin’in beyanında ismim geçmektedir. Beyanın da bilirkişi incelemesiyle dayanaksız olduğu ortaya konulmaktadır. İrtikap suçuna ilişkin etkin pişmanlık, müşteki ve tanık beyanlarının hiçbirinde ismim geçmemektedir. Eyleme konu edilen imar planını hazırlayan birim İmar Müdürlüğü değil, başka bir müdürlüktür. Söz konusu tarihte, yani imar planının hazırlanarak Meclis’e gönderildiği süreçte ben İmar Şube Müdürü olarak görev yapmaktaydım; ancak İmar Şube Müdürlüğü’nün imar planı hazırlama veya bu planları Meclis’e sevk etme gibi bir yetkisi bulunmamaktadır. Sözde örgüt yöneticisinden talimat aldığım ileri sürülmektedir. Fatih Keleş ile herhangi bir irtibatım yoktur. Soruşturma makamı, bu iddiayı destekleyecek tek bir iletişim kaydını ortaya koyamamıştır. Örgüt üyeliği iddiasına dayanak gösterilen hususlar; 5 yıl İmar Müdürü, 1 yıl da İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak yürüttüğüm görevlerin gereği olan iş ve işlemlerden ibarettir. İddia edilen hususlar, görevim kapsamında yürüttüğüm idari faaliyetler ve kamu görevimin doğal sonucu olan mesleki temaslardan başka bir şey değildir. Dayanak olarak gösterilen tek delil ise HTS kayıtlarıdır. Oysa bu kayıtların tek başına herhangi bir suç isnadına dayanak oluşturması mümkün değildir. Kaldı ki iletişim kurduğum kişiler; uzun zamandır mesleki ilişkiler içinde bulunduğum kamu görevlileridir. Birlikte görev yaptığımız kişilerle kamu hizmetlerinin aksamaması için iletişim kurmamızdan daha doğal bir şey yoktur. Fatih Keleş ile aramda tek bir iletişim kaydına dahi yer verilmemiştir. Birçok görüşme örgütsel ilişki kurma amacıyla yapılmış gibi delil olarak sunulurken, hiyerarşik olarak bağlı olduğum iddia edilen kişiyle hiçbir iletişim kaydının bulunmaması, isnadın çelişkisini açıkça ortaya koymaktadır” dedi.
“İlk kez ‘baba’ dediğini mahkeme salonunda öğrendim”
“İlk kez ‘baba’ dediğini mahkeme salonunda öğrendim”
Gülten, “Kızımın dünyaya geldiğini, doğumdan tam 10 saat sonra avukat görüş kabininde öğrendim. Sonraki hafta, şansımıza açık görüş haftasıydı. Henüz 1 haftalık olan kızımla 1 saatliğine tanışabildik. Biberonunun içeri alınabilmesi için bile mücadele etmek zorunda kaldık. Bugün kızımız Maya 11 aylık. Birçok ilkini kaçırdım; saymakla bitmez. İlk kez ‘Baba’ dediğini ise mahkeme salonunda eşimin aktarımıyla öğrendim. Önümüzdeki pazar ilk babalar günümüz. Sırada ilk yaşı, ilk adımları ve daha nice ilkleri var. Bugün bu mahrumiyetin içinde elimden gelen tek şey, kızıma iki masal kitabı hediye etmek oldu. Hücremin avlusunda gelişini izlediğim yavru kuşlardan ilham alarak, kızımın dünyaya gelişini müjdelemek için yaptığı yolculuğu ilk masal kitabımda anlattım. Aslında bu iki kitap; bir babanın özlemi, bir annenin fedakarlığı ve bir ailenin birbirine tutunma çabasıdır. Her zorluğun üstesinden gelen eşim de bu masal kitaplarını resmetti. Biz, birlikte yaşayamadığımız anıları unutulmasın diye masallara dönüştürmek zorunda kaldık” dedi.
Tahliye talebinin ardından ara verildi
Tahliye talebinin ardından ara verildi
Savcılık ara mütalaasında, Medya A.Ş’nin eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer’in tahliyelerini talep etti. Mahkeme, tahliye taleplerinin değerlendirilmesi için ara verdi.
Dokuz isim hakkında tahliye kararı
Dokuz isim hakkında tahliye kararı
Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer, iş insanı Ahmet Güllü, İBB Muhtarlıklar Daire Başkan Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu, İBB Kültür A.Ş. Eski İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan’ın tahliyelerine karar verdi.
İmamoğlu umutlandı: Mücadeleye devam
İmamoğlu umutlandı: Mücadeleye devam
Ekrem İmamoğlu karar sonrası, “Daha güçlü olun daha güçlü. Mücadeleye devam. Hepinizi çok seviyorum” dedi.