Sözlerinin başında, CHP yönetimine yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddialarına değinen Kılıçdaroğlu, bazı kişilerin belediyelerden ve Hazine’den gelen paralarla ilgili itiraflarda bulunduğunu öne sürdü.
Gazetecilerin bu iddiaları yeterince sorgulamadığını savunan Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e bu konuların sorulmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İtiraflar var. Belediyeden gelen parayla, Hazine’den gelen parayla yapılanlar var. Hiçbir gazeteci çıkıp Özgür Özel’e ‘Sayın Özel siz bunları nasıl yapıyorsunuz, bu yanlıştır’ demiyorsunuz. Parayı veren kişiler bizzat bunları itiraf ediyor ve siz neden sormuyorsunuz?”

Kılıçdaroğlu, bazı kişilerin belirli saat ve yerlerde rüşvet verdiklerini açıkça dile getirdiğini öne sürerek, telefon kayıtlarının da bu beyanlarla örtüştüğünü savundu:
“Bu adam diyor ki ‘Ben sana şu saatte şurada rüşvet verdim.’ Telefonlar uyuşuyor, her şey uyuşuyor. Neden takip edilmiyor?”
“250 Bin Dolar Poşette Unutuldu İddiası Neden Yargıya Taşınmadı?”
“250 Bin Dolar Poşette Unutuldu İddiası Neden Yargıya Taşınmadı?”
Kılıçdaroğlu, geçmişte TBMM’de 250 bin doların poşet içerisinde unutulduğuna ilişkin haberlere de değindi.
Gazeteci Barış Terkoğlu’nun, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un söz konusu iddiayı yalanladığını hatırlatması üzerine Kılıçdaroğlu, haber hakkında herhangi bir dava açılmamasını eleştirdi.
“Ben o Meclis Başkanının da neler yaptığını gayet iyi biliyorum. Tutanak tutuldu ya. Tutanak tutuldu diyorum.”
İddianın doğru olmadığının varsayılması halinde dahi haberi yapan kişi hakkında dava açılması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Diyelim ki böyle bir şey yok. Bu haberi yapan kişi hakkında dava açmaz mısınız? Meclis Başkanını da şahit göstererek. Neden açmıyorsunuz? Hangi gerekçeyle açmıyorsunuz?”
Bu tür olayların sorgulanmadan CHP’nin ahlaki üstünlüğünü koruyamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, siyasi tutuklulara saygı duyduğunu ancak kişisel çıkarlara yönelik kapıların CHP’de açılamayacağını söyledi:
“Ahlaklı olmak başka bir şeydir. Siyasi tutuklu olabilirsiniz, bunların tamamına saygım vardır. Ancak kişisel çıkara dönük bir kapıyı CHP açamaz, tarihinde açmamıştır.”
“Aday yapmayın dediklerim cezaevinde”
“Aday yapmayın dediklerim cezaevinde”
Bazı şeyleri konuşmak zorunda olduğunu belirten Kılıçdaroğlu,
“Özgür Özel genel başkan olduktan sonra bazı belediye başkanlarını aday göstermeyin, bunlarla ilgili parti arşivinde raporlar var dedim. Aday gösterdiler şimdi bir kısmı cezaevinde.”
ifadelerini kullandı.

İmamoğlu Sorusuna Yanıt: “Psikolojik Durumunu Biliyorum”
İmamoğlu Sorusuna Yanıt: “Psikolojik Durumunu Biliyorum”
Ekrem İmamoğlu’nun kendisine yönelik açıklamalarının ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasındaki ifadelerinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun içinde bulunduğu psikolojik durumu bildiğini ifade etti.
“Ben Ekrem Bey’in içerisinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok.”
Bu süreçte “arınma” ve “temizlik” kavramlarının önem taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının kişisel çıkar elde etmemeleri gerektiğini vurguladı.
“Belediye başkanı eğer gerçekten yanlış bir şey yapmamışsa, çıkara dönük bir şey yapmamışsa onun benim başımın üzerinde yeri vardır. Çıkarına dönük bir şey yapmışsa, onun bu partide yeri yoktur.”
İhtiyaç duyulması halinde CHP’nin hukuki destek verebileceğini de ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bizden avukat isterlerse, uzmanlar isterlerse hemen göndeririz” dedi.
“Rüşvet Verdik Deniliyor Ama Dava Açılmıyor”
“Rüşvet Verdik Deniliyor Ama Dava Açılmıyor”
Rüşvet iddialarıyla ilgili olarak dava açılmamasını eleştiren Kılıçdaroğlu, bu durumun soru işaretleri yarattığını savundu.
“Rüşvet verdim deniliyor ama dava açılmıyor. Siz demeyecek misiniz ona ‘Neden dava açmıyorsunuz?’ diye.”
Kendisine benzer bir suçlama yöneltilmesi halinde dava açacağını belirten Kılıçdaroğlu, savcılık iddialarının doğrudan hüküm anlamına gelmediğini de vurguladı.
“Savcılık iddia makamıdır. Savcının söyledikleri karara dönüşmez. Keşke hepsi aklansa, hepimiz bunu isteriz.”
Ancak dava açılmamasının suçlamaların kabul edildiği anlamına gelebileceğini ileri sürdü:
“Dava açmıyorsanız bu suçlamaları kabul ediyorsunuz demektir.”

Ali Mahir Başarır Fezlekesi: “Ben Davanın Tarafı Değilim”
Ali Mahir Başarır Fezlekesi: “Ben Davanın Tarafı Değilim”
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır hakkında hazırlanan fezlekeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, söz konusu davanın tarafı olmadığını söyledi.
Kurultay sürecinde yolsuzluk yapıldığı yönündeki iddiaların mahkeme kararına dayandığını belirten Kılıçdaroğlu, kurultaydaki para trafiğine ilişkin bilgilerin tanıkların beyanlarından oluştuğunu kaydetti.
“Kurultayda yolsuzluk yapıldığı iddia ediliyor, mahkeme kararı çıktı. Ben gidip de kim para verdi falan nereden bileceğim?”
İddiaları dile getiren kişilerin “değişimci” olarak tanımlanan isimler olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Söyleyenler onlar, gezenler onlar, parayı verenler onlar.”
Mahkemenin de kurultayın para karşılığında yönlendirildiği kanaatine vardığını savundu.
“Hakim de diyor ki ‘Parayla pulla bu kurultay satın alınırsa ben de bunu iptal ediyorum’ diyor. Beni ve parti meclisini göreve davet etmesinin sebebi de bu.”
“Mutlak Butlan Kararı Ders Kitaplarına Girecek”
“Mutlak Butlan Kararı Ders Kitaplarına Girecek”
Mutlak butlan kararının siyasi boyutu bulunduğunu ancak kararın adli nitelikte olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, ortada para hareketlerine ilişkin iddiaların bulunduğunu belirtti.
Kararın iktidarın yargıya müdahalesiyle alınıp alınmadığını bilemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, tüm yargıçların siyasi talimatlarla hareket ettiği yönündeki görüşlere de karşı çıktı.
“Bütün yargıçlar da ‘Erdoğan’ın kararı ile hareket ediyor’ dersek büyük haksızlık etmiş oluruz. Bazı yargıçların onuru vardır. Bakar eder ve kararı ona göre verir.”

Kararın Türk siyasi tarihinde bir ilk olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Bu mutlak butlan kararı sıradan bir karar değil. Bütün ders kitaplarına girecek çünkü bizim tarihimizde bir ilk oldu; bir siyasi partinin genel kurulunun mutlak butlan ile yok hükmünde sayılması.”
Yargıtay sürecinin nasıl sonuçlanacağını ise kendisinin de bilmediğini söyledi.
“Bunun devamı nasıl olur, Yargıtay nasıl karar verecek onu da bilmiyoruz. Ne yaparlar ne yapmazlar bakacağız.”
“Partiyi Arındırma Görevini Benden CHP Tarihi İstiyor”
“Partiyi Arındırma Görevini Benden CHP Tarihi İstiyor”
“Partiyi arındırma görevini sizden kim istedi?” sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, bu görevin CHP’nin tarihi misyonundan kaynaklandığını söyledi.
“CHP’nin tarihinde böyle şeyler yoktur. Bunu benden isteyen de CHP’nin tarihidir.”
Geçmişte CHP’de sorun yaşayan belediye başkanları ve milletvekilleri bulunduğunu ancak partinin ahlaki üstünlüğünün her zaman korunduğunu savunan Kılıçdaroğlu, görevinin partiyi kuruluş ilkelerine döndürmek olduğunu ifade etti.
“Partiyi kuruluşundaki ahlaki kodlara döndürmek zorundayız. Bunu yapmadığım taktirde ben partiye ihanet etmiş olurum.”
Kurultay sürecinde para karşılığı delege satın alındığı iddialarını da hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu tür davranışları savunamayacağını belirtti: “Para pul işine giren insanı ben nasıl koruyacağım? Para pul işine girip de delege satın alan insanı ben nasıl koruyacağım?”

Tarih verdi: “Olağanüstü Kurultay Değil, Olağan Kurultay Yapılacak”
Tarih verdi: “Olağanüstü Kurultay Değil, Olağan Kurultay Yapılacak”
Partinin bundan sonraki süreçte olağanüstü kurultaya gitmeyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, olağan kurultayın yapılacağını açıkladı.
Yargıtay’daki başvurunun geri çekilmesi halinde kurultayın 4-5 ay içerisinde gerçekleştirilebileceğini belirten Kılıçdaroğlu, il başkanlığı ve delege seçimlerinin yeniden yapılması gerektiğini savundu.
“Zaten eski delegelerle yapamayız efendim. Mahkeme şaibe var diye iptal etmiş, siz gidip o delegelerle kurultay yapın diyorsunuz. Bundan da bir mutlak butlan kararı çıkar.”
Parti tabanına güvenilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, seçimlerin mahallelerden başlayarak yeniden yapılabileceğini söyledi.
“Delegeye mi güvenmiyorsunuz? Başlarsınız mahalleden itibaren seçimlere, gelirsiniz kurultayı yaparsınız. Mesele bu kadar basit.”
Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Tartışması: “Bizim Adayımızı Yetkili Organlar Belirler”
Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Tartışması: “Bizim Adayımızı Yetkili Organlar Belirler”
Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağı yönündeki soruyu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, öncelikle mevcut yönetim sistemine karşı olduklarını belirtti.
“Cumhurbaşkanı adayımızı niye tartışıyoruz ki? Ben bu rejimi kabul etmiyorum ki. Ben bu sistemi kabul etmiyorum, tek adam sistemini kabul etmiyorum ki.”
CHP’nin aday belirleme sürecinin kurumsal mekanizmalarla işleyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, partinin AK Parti ve MHP’den farklı olarak güçlü bir itiraz kültürüne sahip olduğunu söyledi.
“Bizim adayımızı yetkili organlar belirler. Burası AK Parti değil, MHP de değil.”
“İmamoğlu aday değil, aklanırsa aday adayı olabilir”
“İmamoğlu aday değil, aklanırsa aday adayı olabilir”
16,5 milyon kişinin verdiği imzaya saygı duyduğunu belirten Kılıçdaroğlu, anayasal değişiklik gerçekleşmez ve cumhurbaşkanı adayı belirlenmesi gerekirse sürecin o zaman değerlendirileceğini kaydetti.
Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı konusunda ise kesin bir değerlendirme yapmadı.
Müslim Sarı’nın açıklamalarına atıf yapan Kılıçdaroğlu, hukuki engel bulunmaması halinde herkesin aday adayı olabileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Sorun çıkmazsa, mahkemeden adaylığının önünde bir engel olmazsa elbette herkes aday adayı olabilir. Bir sürü aday adayı vardır, olabilir.”
‘Orada ne işimiz var?’ sözlerinden neden vazgeçti?
‘Orada ne işimiz var?’ sözlerinden neden vazgeçti?
Türkiye’nin bölgesel güç olabilmesi için Osmanlı coğrafyası ve Türk Cumhuriyetleriyle kültürel ve ekonomik ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye bu coğrafyada abidir” dedi.
Osmanlı arşivlerinin bölge ülkeleri için büyük önem taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, “Osmanlı coğrafyasında bulunan hiçbir devlet Osmanlı arşivini elde etmeden kendi tarihini yazamaz” ifadelerini kullandı. Bölge ülkeleriyle yaşanan gerilimleri de eleştiren Kılıçdaroğlu, “Biz bunlarla niye kavga ediyoruz?” diye sordu.
Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarında Türkiye’nin söz hakkı bulunduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, Libya ile imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasının “çok değerli ve çok önemli” olduğunu söyledi. Türk Cumhuriyetleri arasında ortak alfabe çalışmalarına da destek veren Kılıçdaroğlu, bu girişimin Türk dünyası açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.
