
Türkiye’nin şu anda elektrikte yüzde 65 yerlilik seviyesine ulaştığına işaret eden Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim yerlilik oranımızın daha yüksek olduğu bir alanı büyütmemiz, dışa bağımlılığımızı düşürmek açısından da stratejik bir karar. Bunun bir başka açısı da son dönemde özellikle Hürmüz Boğazı kaynaklı krizle ilgili. Bu kriz, Türkiye’yi enerji arz güvenliği açısından değil ama fiyatlar açısından etkiledi. Özellikle bir dizel krizi yaşadı dünya, uçak yakıtlarında sıkıntı yaşayan ülkeler oldu. Dolayısıyla biz bu elektrikleşmeden bahsederken ekonominin bütün alanlarında elektrikleşmeden bahsediyoruz.
Örneğin, ulaştırmada Türkiye’nin 2035’e geldiğinde belki 6 ile 8 milyon elektrikli araca dönüşen bir filodan bahsediyoruz. Türkiye’de 32 milyon araç var yollarda. Bunun mesela 5,5 milyonu dizel yakıtlı binek araçlar. Bunun yüzde 50’sinin elektriğe döndüğü bir dünyada dizeldeki ithalatımızın da azalacağını öngörerek böyle kapsamlı bir enerji politikası geliştirmek için çalışıyoruz. Bunun detaylarını henüz kamuoyuna açıklamadık.”
Bayraktar, önemli ve iddialı olan elektrifikasyon hedefinin kendi içinde bazı zorlukları da barındırdığını söyledi.