
Hukukçu Kadınlar Derneği, İstanbul 1 No’lu Barosu’nun LGBT skandalına sessiz kalmadı.
İstanbul Barosu’nun, Beyoğlu’nda bulunan hizmet binasının cephesine LGBT pankartı asması kamuoyunda geniş çaplı tepki oluşturdu. Hukukçu Kadınlar Derneği (HUKAD), yaşanan skandal için basın açıklamasında bulundu. HUKAD, “İstanbul 1 Nolu Barosu’nun, “sözde onur haftası” bahanesiyle ana binasına cinsiyetsizliği temsil eden paçavrayı asması, meslek örgütü olma vasfını ve hukuki meşruiyetini ayaklar altına alan bir akıl tutulmasıdır” ifadelerini kullandı.
‘Hukuki meşruiyetini ayaklar altına alan bir akıl tutulması’
‘Hukuki meşruiyetini ayaklar altına alan bir akıl tutulması’
HUKAD, basın açıklamasında İstanbul 1 No’lu Barosu’nun söz konusu uygulamasını “meslek örgütü olma vasfını ve hukuki meşruiyetini ayaklar altına alan bir akıl tutulması” diyerek sert tepki gösterdi.
Dernek, Anayasa’nın 135. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na işaret ederek, baroların asli görevinin avukatların haklarını korumak, mesleki gelişimlerini desteklemek ve hukukun üstünlüğünü savunmak olduğunu belirtti. HUKAD, baro yönetiminin kamu gücünü
“
ideolojik bir dayatma aracı
”
olarak kullandığını ifade etti ve bunun
hem anayasal hem de yasal sınırların aşılması
anlamına geldiğini ileri sürdü.
‘Arka sokaklar güzellemesi yapan bir düşünce derneğine dönüştü’
‘Arka sokaklar güzellemesi yapan bir düşünce derneğine dönüştü’
Açıklamada, İstanbul 1 No’lu Barosu’nun tüm avukatları temsil etme sorumluluğundan uzaklaştığı, baronun “
küresel ölçekte aile kurumunu hedef alan yapıların taşeronluğunu yaptığı
“, “
arka sokak güzellemesi yapan bir düşünce derneğine dönüştüğü
” ve “
avukatların gerçek sorunlarını bir kenara bıraktığı
” ifadelerine yer verildi.
HUKAD, açıklamasında geçmişte başörtülü hukuk öğrencileri ve avukatların yaşadığı hak ihlallerini de gündeme taşıdı. Dernek, İstanbul 1 No’lu Barosu’nun geçmişte başörtülü kadınların eğitim ve çalışma haklarını engellediğini, bugün insan hakları söylemiyle hareket etmesini “
” olduğunun altını çizdi.
Dernek, açıklamasında baro yönetiminin “özgürlük” kavramını ideolojik amaçlarla kullandığını belirterek, “İstanbul 1no’lu Barosu bugün “Cinsiyetsizleştirme projesine” ait paçavrayı merkez binasından sallandırarak insan hakları gösterisi yaparken, dün binlerce kadının en temel insan haklarını bizzat gasp eden bir fail olarak en ufak bir nedamet göstermemektedir” ifadelerine yer verdi.
‘Mesleğimizin onuruna yönelen her türlü ifsad hareketinin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz’
‘Mesleğimizin onuruna yönelen her türlü ifsad hareketinin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz’
Açıklamanın devamında, İstanbul 1 No’lu Barosu’nun “
küresel sermaye destekli ideolojilerin mevziisine girdiği
“, “
milletin milli ve manevi değerlerine karşı hareket ettiği
” ve “baro imkânlarını marjinal grupların toplumsal değerlerle savaşma aracına dönüştürdüğü” denildi.
HUKAD, açıklamasının sonunda İstanbul 1 No’lu Barosu yönetimini “
küresel yapıların taşeronluğunu bırakmaya
“, mesleğin asli görevlerine dönmeye, avukatların hak ve sorunlarına odaklanmaya ve “insan hakları” kavramını ideolojik bir araç olarak kullanmaktan vazgeçmeye davet etti.
Dernek, “
Milletimizin mukaddesatına, aile kurumuna ve mesleğimizin onuruna yönelen her türlü ifsad hareketinin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz
” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.
#HUKAD
#LGBT
#Basın Açıklaması