GündemGünün Haberleri

Cura beni Kore’ye kadar uçurdu


Antalya‘nın Kaş ilçesinde, çocukluk yıllarında babasının ‘telleri koparır’ endişesiyle sazına dokundurmadığı Osman Kırca (71), göç yollarında 15 yaşındayken eline aldığı 3 telli curasıyla atalarının mirasını günümüze taşıdı. Torosların sarp kayalıklarında çobanlık yaparken başladığı curasıyla doğanın ritmini bestelere döken Kırca, yeteneğiyle de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ ödülünün sahibi oldu. Ödülünü, geçen 20 Ocak’ta, Külliye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alan Kırca, bu kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor.

ÇOBANLAR BOĞAZ ÇALARDI

Şartlar gereği çobanlık yapmak zorunda kaldığını ve üç telliyi 15 yaşında eline aldığını söyleyen Osman Kırca, “Matematiğim çok kuvvetliydi. Öğretmen babama ‘bu çocuğu okut’ dedi. Ama o zaman babamın hayvanları biraz fazlaydı. Çok ağladım ama okutmadı. Çobanlık yapmak için 5’inci sınıftan sonra bırakmak zorunda kaldım. Develerle, yollarda konaklayarak yaylaya göçerdik. O zaman çobanlar atalarımızdan kalan gelenekle boğaz (insan gırtlağının bir müzik aleti gibi kullanıldığı özel bir türkü söyleme tekniği) çalardı. Ben de önce boğaz çaldım. Babamın bir sazı vardı ama tellerine zarar gelecek diye dokundurmazdı. Çünkü o zaman tel gemiyle geliyordu ve zor bulunuyordu.

İLK ÇALAN ÇOBAN BEN OLDUM

Amcamın oğluna ‘bana bir cura bul’ dedim. Sonra hayvanların arkasında curaya başladım. Çoban olarak 3 telli çalan ilk ben oldum. Dağlarda, göçlerde ustası oldum. 200 öğrenciye ders verdim. Birçok müzik öğretmeni yetiştirdim. Nice dostlar kazandırdı. Bugüne kadar gelen herkese çaldım, söyledim. Bir gün Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan geldiler. 12 gün boyunca memlekette ne kadar cura çalan varsa izlemişler, dinlemişler. Sonrasında bana bir telefon geldi. ‘Sen Cumhurbaşkanından Ankara’da ödül alacaksın’ dediler. Seçimle verilen bir ödülmüş. Sayın Cumhurbaşkanımızdan da ödül aldım.

‘DEVLETİN BİZE OKUL YAPTIRMASINI İSTERİM’

YÖRÜK derneklerinde ve göçlerde konserler veriyorum. Binlerce yere götürülüp getiriliyoruz. Bu cura bana binlerce dost kazandırdı. Hatta, Güney Kore‘ye kadar uçurdu. Cura, çok kıymetli bir alettir. Keşke kıymetini yeni nesil de bilse. Unutulmasın diye çok şey yaptım. Devletin bize bir okul yaptırmasını ve orada çocuklara cura çalmayı öğretmeyi isterim. Benim de 6 çocuğumdan sadece en küçüğü çalıyor. Ama konserle gitmiyor. Sadece benimle evde çalıyor. 5-10 keçim var. Eski eserleri unutmayayım diye buralarda çalıyorum” dedi.


Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Related posts

665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde şampiyon Erkan Taş oldu! Feyzullah Aktürk finalde kaybetti

admin

SON DAKİKA: Bakan Bolat ihracat rakamlarını açıkladı: Haziran ihracatında tüm zamanların rekoru

admin

Resmi Gazete’de yayımlandı! Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde yeni düzenleme

admin

Leave a Comment