Gelecek yıl, yalnızca Milei’nin yasama gündemi için değil, aynı zamanda Arjantin’in ekonomik dönüşümünü destekleyen IMF için de bir test olarak görülüyor.
Arjantin, Fon’un en büyük borçlusu konumunu sürdürüyor.
Birbirini izleyen programların ekonomik krizleri engelleyememesinin ardından iki taraf karmaşık bir geçmişi paylaşıyor.
Analistler, yatırımcıların odağının Milei’nin ekonomiyi istikrara kavuşturmadaki başarısından, iyileşmenin kalıcı olup olamayacağına kaydığını aktarıyor.
Mevcut süreçte temel zorluk, reformları sürdürmek için yeterli doları, yatırımı ve seçmen desteğini sağlamak olarak öne çıkıyor.
Analistler, Arjantinlilerin yüksek hanehalkı borcu ve güvencesiz istihdamla mücadele ettiği bir ortamda, güçlü ihracat ve iyileşen finansal göstergelerin tek başına seçim başarısını garantilemeyeceğini ifade ediyor.
Reuters’a konuşan risk danışmanlığı şirketi Verisk Maplecroft yetkilisi Mariano Machado, Milei’nin sorununun artık makroekonomik hikayenin yurt dışında inandırıcı bulunup bulunmaması olmadığını, seçmenlerin bunu yurt içinde hissedip hissetmediği olduğunu belirtti.
Fundación Libertad y Progreso Direktörü Aldo Abram ise, hükümetin ithalat kısıtlamalarını esneten politikalarının verimsiz imalat sektörlerinde iş kayıplarına yol açtığını kaydetti.
Moody’s, bu ay ülkenin kredi notunu yükseltirken, siyasi risklerin temel bir kısıtlama olmaya devam ettiği ve reformlardan dönülmesinin son kazanımları zayıflatabileceği yönünde uyarıda bulundu.
Bu durum, 2027 seçimlerini borç ödemelerinin kendisi kadar kritik bir hale getiriyor.
Ekonomist Gustavo Ber, yatırımcıların ve makroekonominin gözünde son derece tatmin edici olan bu yeniden yapılanma sürecinin seçimlerde onaylanması gerektiğini söyledi.






