Aralarında Türkiye‘nin de bulunduğu 13 ülke; Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde deniz güvenliğini sağlamak amacıyla çok uluslu bir deniz savunma koalisyonu kurdu.
Koalisyonun kuruluşuna Suudi Arabistan ev sahipliği yaptı. 43 ülkeden genelkurmay başkanları ile temsilcilerin yanı sıra Avrupa Birliği’ni temsil eden bir heyet de toplantıya katıldı.
SUUDİLER LİDER OLDU
Toplantının ardından yayımlanan bildiride, koalisyonun savunma amacı taşıdığı vurgulandı. Bildiride, koalisyonun hiçbir ülkeyi, ittifakı veya uluslararası kuruluşu hedef almadığı, tüm faaliyetlerini uluslararası hukuk çerçevesinde, devletlerin egemenliğine saygı göstererek ve seyrüsefer özgürlüğünü koruyarak yürüteceği ifade edildi.
Bildiriye göre, Suudi Arabistan koalisyonun kurucu ve lider ülkesi konumunda. Daimi Genel Sekreterlik, Ortak Operasyon Koordinasyon Merkezi ve Ortak Deniz Operasyonları Merkezi ise Riyad’da konuşlandırılacak.
HUSİLERE MİSSİLLEME
Koalisyonun kuruluşu, İran destekli Husilerin 20 Temmuz’da Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası ilan etmesinin ardından geldi. Husiler akabinde, Suudi bağlantılı gemilere saldırılar düzenlediğini bildirmişti.
Suudi Arabistan’ın batı kıyısında bulunan Yanbu Limanı, Babülmendep Boğazı’na bağımlı. Hürmüz Boğazı’nda trafiğin sekteye uğramasının ardından bu liman, Suudiler için daha da kıymetlenmişti.
Kızıldeniz’in kuzeydeki çıkış noktası Süveyş Kanalı’ndan ise gemiler tam yüklü geçemiyor. Bu, Babülmendep’i daha da değerli kılıyor. Üstelik, Babülmendep’ten kaçınmak Afrika rotasının kullanılmasını zorunlu kılıyor. Bu da seferlerin dört hafta daha uzamasına yol açıyor.
İRAN’I NASIL ETKİLER
28 Şubat’ta ABD ile İsrail’in başlattığı savaşta İran’ın en büyük kozu Hürmüz Boğazı oldu. Boğaz’da trafiğin durma noktasına gelmesi küresel piyasaları derinden etkilemiş ve Tahran’ın müzakerelerde elini güçlendirmişti. Bu sebeple, savaşın daha erken bir safhada sona ermesi de sağlanmıştı.
İran destekli Husiler ise savaş sırasında topyekün saldırı düzenlemese de örgütün Babülmendep’te atacağı adım hep konuşuldu. Boğaz’ın stratejik konumu ve dar yapısı, Husilerin elindeki ileri teknoloji olmayan silahlarla bile ticari veya savaş gemileri için tehlike arz edebiliyor.
Bu Boğaz’da Husilere karşı atılacak bir adım, Babülmendep’in, İran’ın elinde “ikinci bir Hürmüz” olarak bulunmasının önüne geçece.
Babülmendep Boğazı, Basra Körfezi’nden çıkan petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) Avrupa ile Amerika pazarlarına ulaşması bakımında oldukça kritik bir öneme sahip. Bu Boğaz’dan, küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık yüzde 10 ila 12’si geçiyor.
Bu sebeple Suudiler, Husilere karşı önlem almak için uluslararası koalisyonu daha da genişletmeyi hedefliyor.
Odatv.com






